“Soframız’dan kalkanlar bizi vurdu” – Barış Aydın

dersimde olanlar

“Soframız’dan kalkanlar bizi vurdu”

30 Mart’da yapılacak yerel seçimlerine bir ay gibi bir zaman kaldı. Her parti kendi adayı lehine seçimi kazanmak için çalışmalar yapıyor, yapması da gerekir. Ancak Dersim’de seçim “hizmet yarışı” olarak geçmiyor. Dersim halkı, Dersim Halkının binlerce yıllık değerleri, Ocakları, inancı bazı kesimler tarafından bilinçli ve sistematik saldırılara maruz kalıyor. Bu garazlı saldırılar kürt milliyetçilerinden ve onların emireri gibi hareket eden “sol” çevrelerden gelmektedir. İnsan bu çevrelerin seçim çalışmasına baktığında adeta “bu çevreler seçimi kazanmak için yarışmıyorlar, Dersim’i yok etmek, Dersim’in değerlerini itibarsızlaştırmak için görev yapıyorlar” kaygısına kapılıyor. Eğer seçim almak için çalışsalar Dersim Halkının dili, kültürü, inancı ve sosyal dokusunun önemli aktörü aşiret ve ocaklara saldırmazlar.

Cehalet dönemlerinden kalma eski bir arebesk şarkıyı 40 yıldır tekrarlayıp duruyorlar “aşiretçilik”

Bu cahiller sol adına kendi halkına karşı savaş açtılar, yada bu cahillere bu görev verildi. Pir, Rayver ve Mürşitlerimize “din afyondur, gericiliktir” diyerek saldırdılar. Raa Haqi inancının yıkım ihalesine soldan destek oldular. Sol çocukluk dönemine ait bu saldırılar azalmakla beraber haala devam etmektedir.

Dersim iradesini temsil eden önde gelenlerine “feodaller” denilerek saldırıldı. Yüzlerce Dersim şahsiyeti öldürüldü yada sürüldü. Bunlardan bir kaçını saymak yeter sanırım. Askerde bile bıyığını kestirmeyen Seyit Rıza’nın Torunu Ali Rıza Polat, Ali Efendinin oğlu Haydar Koç öldürüldü, Demenanların efsane isimlerinden Cıve Kheji ailesinin son temsilcisi dağdan “sürgüne gitmem” diyerek devlet ile pazarlık yaparak inen Qemere Cıvraile Kheji sürgüne gönderildi. Kureşan Ocağının temsilcisi Bava İmam Usen ise çok hazin bir şekilde öldürüldü. Bu ölüm adeta Dersim’e yapılanları özetler niteliktedir. Dağdan gelirler, sofrasına oturur yemek yerler, yanına erzak da alıp giderler. Kureşan Ocağı’nın hizmetdarı onları uğurlamak için dışarı çıkar. Sofrasından kalkanlar Kureş Ocağı temsilcisi Bava İmam Usen’i orada vurarak giderler.

Bizi bizim çocuklara vurduruyorlar… Yıkımı bizim çocuklara yaptırıyorlar. Bizim çocukları birbirine düşman yaptırıyorlar. Dersim’in çimentosu İqrarını bozmak için uğraşıyorlar. Uyanın artık, oynanan oyunun farkına varın…

Dersim’e, Dersim değerlerine saldıranlar Ocak ile aşiret ayrımını bilemeyecek kadar cahiller aynı zamanda.

Peki Dersim’de son on yılda neler oldu? Kürt milliyetçileri son on yılda Dersim Belediyesinde neler yaptılar isterseniz biraz da oraya bakalım?

Şimdilik aşiret meselesini sayalım yeter…

“Aşiretçi” dedikleri belediye başkanları üç kişi kendi aşiretinden yoksulu işe alsalardı iki kişi de diğerlerinden alırlardı. Peki son on yılda ne oldu?

Songül zamanında işe 29 kişi alındı. 17 kişi BDP li 12 kişi ise EMEP’li. EMEP kontejanından işe alınanlar Edibe Şahin göreve gelince işten çıkarıldılar. Hengameyi pek çok kimse hatırlar, Dersim üzerinden yapılan pazarlıktan sonra işe geri alındılar. Edibe ve Songül dönemlerinde BDP, EMEP, ESP referansı olmadan işe alınan bir tek işçi var mı? Var diyen bir tek isim açıklasın. İdda ediyorum küçük bir azınlık olarak belediyeyi ele geçirenler olanakları yanlızca kendi partileri lehine kullanıyorlar. Taşeron firmalarda işe alınanlar dahil bu partilerden olmayan hiç kimse işe alınmadı.

Herkes elini vijdanına koyup konuşsun kim toplumu bölüp dıştalıyor? Kim daha adaletli davranıyor? “Aşiretçi” diyerek suçlayıp karaladıkları mı yoksa her şeyi kendi partisi için kullananlar mı? Savundukları proleterya diktatörlüğünü (siz örgüt diktatörlüğünü olarak okuyun) Dersim üzerinde hunharca kullananlar mı? Kim daha adaletli?

Her ay perşembe günü belediyede neden kuyruk oluşuyor diye merak eden oldu mu? Söyleyelim. Diyarbakır’dan gelen “bir yetkili” var ona derdini anlatmak için. Yani Edibe Hanım’ın bazı şeylerde yetkisi yok, emirler başka yerlerden geliyor. Bu mu sizin Dersim’e reva gördüğünüz? Dersim’in iradesini dışarıdan gelen birine bağlayan kim? Festival’de Her Yerde Sanat organize grubu adı altında program yapan, istediğini indiren, istediğine nutuk attıran Diyarbakır ekibinin emrinde çalışan kim? Toplumu BDP’li olan ve olmayan diye bölen kamplaştıran kim?

Ero bıraem aqıle xo top kere sare xo de… Yapmayın etmeyin… Kardeşlerinize düşmanlık yapmayın, pirinize hakaret etmeyin, ananızın dilini inkar etmeyin, başkasının elinde Dersim’i kesen kılıç olmayın. Dersim yok olursa mezar yerimiz bile silinir bu kutsal topraklardan, tıpkı ermeniler gibi.

Tehtit ve suçlamalar, hakaret ve aşağılamalardan uzak durun zaten bizim kötü kaderimizdir. Ahmet Ağa’yı vuran kişi yakalanınca mahkemeye çağrılan Gülüzar Ana “mı dawa xo havale xızır kerde” diyerek “kocamı vuran bu değildi” der. Adalete bakın vicdana bakın. Bava İmam Useni vuran grup’dan bazıları bir süre sonra vuruldu. Vurulanlar hemen Kureş Ocağının yanındaydı. İmam Usen’in hanımı kocasını vuranların üzerine bataniye örterek “Duzgın Bava guna dine ef kero” dedi ve kocasının vurulmasına isyan ederek “Soframızdan kalkanlar bizi vurdu”

Yapmayın etmeyin kendi halkınıza düşmanlık yapmayın, Xızır aşkına, Düzgün Bava aşkına her neye inanıyorsanız onun aşkına,yapmayın…

BARIŞ AYDIN

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>