Dersim’de politik esintiler – Celal Yıldız yazdı

DERSİM’DE POLİTİK ESİNTİLER

Celal YILDIZ

Almanya’daydım. Hem jar-u diyarı özledim, hem de medyada ayyuka çıkan bu kadar hırsızlık ve yolsuzluktan sonra ülkedeki ve Dersim’deki politik havayı merak ediyordum. Emekliyim ve özgürüm. Atladım uçağa. Çağımızda ulaşım çok hızlı. Kuşlardan daha hızlı uçuyoruz. Hannover-Ankara sonra Elazığ uçağıyla Malatya semalarındaydım. Güneş pırıl pırıl parlıyor, hava aşırı berrak. Uçağın penceresinden Dersim dağlarını seyrediyorum. Bembeyaz gelinliğe bürünmüş Munzur Dağları Dersim’i kuzeyden hilal şeklinde kucaklamış gibi görünüyor…

Almanya-Elazığ yolculuğu çağın harikası uçakla beş altı saat sürdü. Çağdaş firmasının dolmuşuyla iki saat içinde Pertek üzerinden Dersim girişi olan Atatürk Mahallesi’ndeydim. Bu mahallenin ana caddesinde önce CHP’nin ve hemen bitişiğinde BDP’nin parti bayrakları dalgalanıyordu. Bayraklar birbirine karışmıştı.

Dolmuşumuz Cumhuriyet Caddesi’nden Palavra Meydanı’na girdi. Cumhuriyet caddesi ile palavra meydanı baştan sona kadar sadece BDP bayraklarıyla donatılmıştı.

Palavra Meydanı’nda dolmuştan indim. Önceden rezervasyon yaptırmış olduğum öğretmen evine vardım. Sırt çantamı odaya bıraktım. Hemen sokağa çıktım. En başta belirtmiştim ya, Dersim’deki politik havayı merak ediyorum. Sokaklarda, kahvelerde rastladığım Dersimlilerle; özellikle yaşlı insanlarla konuşmak, seçim hakkında bilgi almak istiyorum. İlk günün dört saati boşa geçti. Halktan bilgi almak mümkün olmadı. Dersimliler yakından tanımadığı, politik çizgisini bilmediği insanlarla politika üzerine tartışmıyor. Politik konularda insanların ağızlarına kilit vurulmuş gibi. Dersim’de korku ve baskılar devam ediyor.

Palavra Meydanı’nda soru sorduğum yaşlı bir Dersimli: “Êma…. Beyenfendi hangi parti kazanacak sen bizden daha iyi bilirsin. Sen bize anlat,” dedi. Ben misafirim Dersim’i tanımadığım için bura hakkında siyasi yorumlar yapamam diyorum ama beni duyan yok.

Baktım ki bilgi almak mümkün değil; Dersim’de tanınmış birkaç arkadaşa o akşam cep-tel üzerinden ulaştım. Yanıma gelen arkadaşlarla birlikte Şubatın 24’ünde öğleden sonra CHP’nin merkezde kiraladığı seçim bürosuna vardık. İçeri kalabalık. Bir dönem önceki Dersim mebusu Hasan Güyüldar’ın uzun ve büyük masasında sohbetler devam ediyor. Hasan Bey bizi misafir kabul ettiğinden her zaman ki alçak gönüllü tavrıyla yanına davet etti. Hal hatırdan sonra tekrar sohbetlere devam edildi…

Tam yerine geldik. Şimdi seçimler hakkında biraz ipuçları alabilirim diye düşünürken; yaşlı bir amca: “Êma….. yeni gelen efendiler daha iyi bilir, acaba Dersim’de hangi parti kazanacak?” diye bize soru sormaz mı…

Anladım ki önce bizi konuşturmadan, bizi tanımadan yerli Dersimliler konuşmayacaklar. Ben de CHP’lileri kışkırtan bir cevap verdim amcaya. Palavra Meydanı’ndaki parti bayraklarına bakılırsa Dersim’de BDP kazanır dedim…

Hasan Beyin bize göstermiş olduğu yakın ilgiden dolayı bizleri de kendilerinden saymış olacaklar ki, artık yavaş yavaş açılmaya başladılar.

Bir yaşlı amca; “Ero ero ,” diye söze girdi ve bana bakarak devam etti. ”Bayraklar önemli değil. Belediye onların elinde olduğu için belediyenin vinciyle sadece kendi partisinin bayraklarını sokaklara asıyorlar. Oysa ana caddede her partinin bayraklarına eşit yer ayrılması lazım. Belediye bunun gibi tarafgir davranışlarıyla halkın tepkisini arttırıyor ve oy kaybediyor. Ayrıca sokaklara asılan parti bayrakları oy kullansa elbette Dersim’de BDP kazanır. Ama sokaklara asılan bezler oy kullanmıyor. Biz Kılıçdaroğlu için mahallelerde sessiz çalışıyoruz. Kulaktan kulağa sessizce üflüyoruz. Patırtı, gürültüye gerek yok. Biz bu işi sessizce bitireceğiz. Dersim’de Kılıçdaroğlu kazanacak. Çünkü o dürüst. Tayip neshep ve meshep üzerinde her gün bizim Kılıçdaroğlu’na saldırıyor, Aleviliği küçümsüyor. Ama Recep’in her gün başka bir yolsuzluğu ortaya dökülüyor. Biz bizden olan dürüst Kılçdaroğluna sahip çıkmak ve onurumuzu korumak zorundayız,” diye konuşmasına devam ediyordu……

Ben o ara; Demek ki Dersim’de fısıltı gazetesi ile parti bayrakları karşı karşı gelmiş. Mücadele sessiz ve derinden devam ediyor. Fısıltı gazetesi etkili olursa, Dersim’de Hızır Bahtiyar Aytaç kazanır diye düşünüyordum. Masada oturanlardan biri “CHP en az iki bin oy fark atar,” dedi.

Sokaklarda benle konuşmaktan korkan Dersimliler en azından bu seçim bürosunda korkusuzca konuşuyorlardı. Suriye’de Alevilere yapılan katliamlar hakkında Başbakanın ve Kürtlerin tavırlarından örnekler veriyorlardı Dersimliler. Dünyada dönen politik oyunların farkındaydılar. Bu salondaki bilge insanlar arasında sessiz kalmayı yeğledim….

O ana kadar sessizce ve mütevazi bir şekilde halkın anlattıklarını dinleyen Hasan Güyüldar ilk defa söz aldı ve son milletvekili seçimleri döneminde AKP Mebusu Hasan Kapısız ile arasında geçen bir anısını şöyle açıkladı H. Güyüldar: Milletvekili Seçimlerinden önce TBMM koridorunda AKP milletvekili Hasan Kapısız’a rastladım. Dersim’de bir mebusu CHP, diğerini de AKP alır dedi Kapısız bana. Ben de ikisini de CHP alacak diye cevap verdim. Bildiğiniz gibi seçim sonucunda iki milletvekilini de CHP aldı… Seçimden sonraki günlerde Meclisin koridorunda yine AKP’li Kapısız’a rastladım, kendisiyle selamlaştık… Kılıçdaroğluna sahip çıkan Dersimliler çok onurlu davrandı. Dersimlileri kutluyorum dedi bana AKP’li Kapısız. Bu durum bize gösteriyor ki biz insanlarımıza ve Kılıçdaroğlu’na sahip çıkarsak; dost da, düşman da bize saygı duyar,” diye konuşmasına noktayı koydu.

CHP’nin bu seçim bürosundaki konuşmalardan anladığım kadarıyla Dersim’de yerel adayları hesaba katan yok. Dersimliler genel politikayı önemsiyor ve çoğu tavrını belirlemiş bile. R. Tayip Erdoğa’nın ve BDP’nin Suriye Alevilerine karşı olan politikaları, ülke içinde ve Dersim’deki baskıcı tavırları Dersim halkının arasında büyük tepkiler yaratmış. APO’nun 2013 NEWROZ konuşmasında Alevileri dışladığını anlatıyordu salondakiler. Halkın tepkileri sadece Dersim’de değil; belki tüm ülkede sandığa yansıyacak gibi görünüyor.

Bu güne kadar ülkede adı hırsızlığa karışan her hükümet devrildi diyen Dersimlilerin birçoğu medyada dolanan hırsızlık dosyaları eninde sonunda Erdoğan’ı da ve hükümet de bitirecek diyorlar. Dersimli CHP’liler bir de seçim sloganı üretmiş. “Hızır Bahtiyar Başkan… Kılıçdaroğlu Başbakan….

Gördüğüm kadarıyla Dersim’de seçim havası henüz esinti halinde. Isınma hareketleri yapılıyor. Ama iki hafta içinde Kılıçdaroğlu da Dersim’e gelecek. Davullu zurnalı şenlikler olacak. Esintiler yakında politik fırtınaya dönüşecek gibi.

Dersim merkezinden sonra Çemişgezek’e geçtim. Oskih-Paşacık köyünde halk ozanı Kheko Biçici’yi ziyaret ettim. Her gidişimde seksen yaşın üstündeki halk şairi Kehko’ya uğrararım. Bana yeni yazdığı şiirlerini okur. Bu sefer de son günlere ait uzun bir şiirini güzel sesiyle dillendirdi. Şiirindeki bir dörtlük şöyle:

“AKP geldi başa/Cumhuriyet düştü telaşa/Haram kattı helal aşa/Vur zımbayı bu seçimde defola…” Her partiyi iğneleyen Kheko’nun uzun şiirini bu kısa yazıya sığdırmak mümkün değil. Şair bu dörtlüğünde AKP’nin çöküşünü sezmiş gibi. Halk ozanı seçime bir aydan fazla zaman var. Bu süre politikada çok uzundur ve daha çok şeyi değişebilir diyor.

Bu yaşlı halk ozanını her gördüğümde şiirlerini yazıya dökmezsen seninle birlikte yok olacaklar diyorum. Hep bir deftere yazacağına söz veriyor ama nedense hiç yazmıyor. Köyde ortaokul mezunları var. Köyden biri bu ozanın şiirlerini mutlaka yazıya dökmeli. Çünkü “Söz uçar, yazı kalır,” demişler.

Çemişgezek’te birçok kişi AKP parayla insanların oyunu satın almazsa, belediye seçimini CHP kesin kazanır diyor. CHP adayının maddi durumu çok iyi. Kendisine sen de para dağıt demişler. CHP’nin adayı; “Ben halkın onurunu parayla satın almak istemiyorum,” diye cevap vermiş. Aslında bu tavır çok doğru bir tavırdır… Demokrasinin özümlendiği ülkelerde parayla oy satın alınmaz. Ama ülkemiz bu düzeye gelebilecek mi acaba?……..

Ciğerlerim on gün temiz havayı soludu. Dersim’den ayrılmak zorundaydım. Her zamanki gibi gönlüm ve ruhum yine Dersim’de kaldı! Mart sonunda tekrar Dersim’de olacağıma söz verdim dostlara…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>