FDG Eşbaşkanından Tayyip Erdoğan’a tepki

image

FDG Eşbaşkanı Leyla Gündüzkanat Başbakan Erdoğan’ın seçim meydanlarında Dersim’i siyasi santaj olarak kullanmasına tepki gösterdi.FDG Eşbaşkanı Leyla Gündüzkanat’ın açıklamasını olduğu gibi yayınlıyoruz:

‘Dersim’in Çığlığını Duyun, Siyaseten İstismar Etmeyin!

Bundan dört yıl önce Başbakan Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu’na “Dersim’in Çığlığını Duyun Siyaseten İstismar Etmeyin” üst başlığı ile FDG Başkanı Yaşar Kaya bir çağrıda bulunmuştu. Dört yıl sonra aynı aynı çağrıyı yapmak zorunda olmanın üzüntüsünü yaşamaktayız.

4 Mart 2014 tarihinde Adıyaman’da seçim konuşması yapan Erdoğan “Bunlar Dersim’de katliamın baş sorumlusudur. Katliamın baş sorumlusu olduğu halde bugün kalkıp da bu CHP’nin genel müdürü Dersimli olduğu halde orayla ilgili bir kelime edebiliyor mu?” dedi.

Bir kez daha Başbakan’a açık çağrıda bulunmak istiyoruz.

Sayın Erdoğan meydanlarda “Dersim Katliamı” dediğiniz, “50 bin masum insan Dersim’de öldürüldü” dediniz. “Dersim’de çerçevesi çizilmiş, bahaneleri hazırlanmış, tanklarla, uçaklarla, zehirli gazlarla hareket eden her şeye ölüm emrinin verildiği bir trajedi yaşandı” dediniz ve “devlet geleneğinde böyle bir şey varsa, özür dilerim ve diliyorum” dediniz. Dersim 1937-38 Tertelesinin süngü yaraları ile yaşayan, annesiz ve babasız büyüyen Dersim Halkı’nın içindeki 70 yıllık acıya işaret ettiniz. Açıklamalarınızı karanlık ve kanlı tarihin aydınlatılması, 70 yıldır kapanmayan yaranın iyileştirilmesi için atılmış önemli bir adımlar olarak görmek istedik.

Yardımcınız Bülent Arınç aracılığı ile verdiğimiz dosyada Dersim’in kısa ve uzun vadeli taleplerini ilettik. Dersim 1937-38 Tertelesinin mağdurları olan Dersimlilerin de içinde yer alacakları Dersim Hakikatleri ile Yüzleşme Komisyonu kurulmasını önerdik. Ancak siz TBMM Dilekçe Komisyonu’nun altında Dersim Komisyonu kurup bu komisyona mağdurları dahil etmeyip, yer alma taleplerimizi dikkate almadınız.

Komisyona belge gönderen Genel Kurmay “belgeleri tasnif ederek gönderiyoruz” açıklaması yaptığında: “Genel Kurmay Dersim Tertelesini yapan kurumdur, sanık sandalyesindedir, taraftır, tasnif adı altında belgeler gizlenecek yada yok edilecekler endişesi taşıyoruz. Dersimlilerin de içinde yer aldıkları bağımsız bir heyetin gözetiminde belgeler tasnif edilmelidir” ve “70 yıl belgeleri ve gerçekleri halktan gizleyerek suç işlediniz şimdi tasnif adı altında belgeler yok edilmesin, yeni suçlar işlenmesin” dedik. Ama maalesef bu talebimiz de bir kabul görmedi.

Komisyonda toplandığını yalnızca basından öğrendiğimiz belgelere ulaşmak ve bir kopyasını almak istedik ancak bu da mümkün olmadı. Belgeler mağdurlardan ve halktan gizlenmeye devam ediyor. Oysa yüzlerce mağdur Tertele’de kaybolmuş kız kardeşlerini, sürgüne gidip gelmeyen yakınlarını, yaşayıp yaşamadıklarını bilmedikleri akrabalarının akıbetlerini öğrenmek için zamana karşı yarışıyorlar. Bu belgelerin yardımı ile kendi kardeşleri, akrabalarının akıbeti hakkında bilgi sahibi olabilirlerdi. Ancak hükümetiniz bu acil insani talep karşısında da sağır ve dilsiz rolü oynamaya devam etti.

 

”TBMM devlet adına Dersim halkından özür dilemeli ve yaraların sarılması için Dersim Yasası çıkarılmalı” talebimiz de tıpkı “4 Mayıs’ın Dersim’in acılarını paylaşma günü” olarak ilan edilmesi talebi gibi duyulmadı.

14/15 Kasım 1937 tarihinde hukuk dışı bir şekilde idam edilen Dersim Seyitlerinin mezar yerlerinin açıklanması için 2007 yılından bu yana ısrarla dile getirdiğimiz “Seyitlerimizin Mezarları Nerede?” sorumuza da henüz cevap alamadık.

“Demokrasi Paketi” denilen son yasal değişiklikler içinde yer alacağı söylenen Tunceli isminin Dersim olarak değiştirileceği umudu da boş çıktı. Tunceli iç Dersim’dir ve tarihi sınırları ifade etmemektedir. Tunceli isminin Dersim olarak değiştirilmesi olumludur ancak yeterli değildir, bizim talebimiz tarihi Dersim Eyaleti ile Dersim ismi iade edilmesiydi. Ancak hayal kırıklığımıza bu da eklendi.

Sayın Başbakan,

Seçim döneminde meydanlarda dile getirdiğiniz Dersim Yarası’nı daha sonra unutmanız ve somut hiç bir adım atmamanız yaramızı bir kez kanatmaktadır. Bir kez daha ifade ediyoruz “Dersim’in Çığlığını Duyun Siyaseten İstismar Etmeyin” sizden somut adımlar atmanızı bekliyor mağdurlar.
Türkiye Cumhuriyetini yöneten ve yönetmeye talip kimselerdeki bu tarihi sorumluluktan uzak açıklamaları üzülerek takip ediyoruz. Sayın Başbakanın tabiri ile „50 bin masum insan katledildi.” Sayın Erdoğan, devlette süreklilik vardır, Dersim Tertelesinde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, Başbakan ise İsmet İnönü ve 1937 sonu itibari ile de Celal Bayar’dı, bugün devletin yöneticileri ise Cumhurbaşkanı Gül ve sizsiniz. Dersim’i TC silahlı kuvvetleri kırdı, TC Savaş uçakları bombaladı. Bugün Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanı Çankaya’da oturmaktadır. Devletin yaptığı haksızlıkların giderilmesi görevi bugün sizin sorumluluğunuzdadır. Sizden beklentimiz devlet ciddiyeti ile hareket etmenizdir. Süngü ve kurşun yaraları ile aramızda gezen, kız kardeşini arayan, Tertele’de anne ve babasını kaybeden insanların acısına saygılı davranmanızdır. Sizden beklenen somut adımlar atmanızdır, bizim yaramız üzerinden meydanlarda siyasi istismar yapmanız değil.

Başbakana yapılan bu çağrı ve devlet sorumluluğuna yapılan vurgu CHP’nin tarihi sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. CHP kendi tekçi, inkarcı ve kanlı tarihi ile yüzleşmelidir. Acılı ve yaralı Dersim Halkı’ndan özür dilemelidir. Parti içindeki ve parti dışındaki bazı ırkçıların Dersim 1937-38′in mağduru olan Sayın Kılıçdaroğlu’nu bir kez daha Dersim üzerinden mağdur etmek istediklerini biliyoruz. Ancak Sayın Kılıçtaroğlu’ndan kişisel bir özür değil CHP’den kurumsal bir özür beklemekteyiz.

5 Mart 2014

FDG Eşbaşkanı

Leyla Gündüzkanat

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>